BOB CYCLON
Tuhaf şeyler oluyordu… Sanırım uzunca bir süredir rahatsızdım. Fazla beklememin bir anlamı yoktu ve nedenini öğrenmek için bilindik en klişe yöntemlerden birine başvurdum…
Uzun uzadıya tedavi etti doktor… Baştan aşağı, sağdan sola… Ve eteklerine kadar uzanan bıyıklarını kaldırıp;
- Siz zenne olmuşsunuz, dedi…
- Zenne de ne be! Diye kükrediğimi hatırlıyorum…
Ayıldığımda, doktorun yanında ekstradan iki hemşire ve üç hasta bakıcı daha vardı (daha’yı neden yazdım acaba, yoksa doktorcuğumuzu hemşire ve hasta bakıcı sınıfına ve hatta hemşireleri de hasta bakıcı sınıfına mı sokma cüreti ve gayreti içerisindeyim; yazıklar olsun bana!) ve ziyaretçiler hastabakıcıların arkasına kamufle edilmişlerdi ve o kadar kalabalık olduklarına göre bir sendikaları olmalıydı (70’lerin zavallı sol fraksiyonları, iç sesime neler yapıyorlar öyle; TANRIM!!!)
- Evet, dedi doktor… Sadede gelelim… Şu hastalığınız… Yani zenneniz… Hiç şaşırır gibi yine andaval pozlar takınmayın, neden söz ettiğimi gayet iyi biliyorsunuz! Benim asıl merak ettiğim, bunu ne kadar devam ettirdiğiniz?
- Neyi be?! Neden söz ediyorsunuz siz?! Diye karşılık verdiğimde yüzümdeki tüm şapşal ifadelerin terk-i diyar eylemesi için Tanrıya nasıl yakardığımı, adaklar adayıp mumlar ve çaputlar bağladığımı hatırlıyorum… Evet evet; bunu da hatırlıyorum.
- Anlaşıldı, yine başa sarıyoruz, diye devam etti sözlerine doktor…
İşte doktorun ağzından çıkan bu dört kelime ve ardından dişlerini sıkarak kulunçlarıma savurduğu tekmeydi, gecenin içinde oradan oraya seğirten sessizliği bozan (Siktir! Salak tasvirler; zırva hepsi de!). Sonrasında da bozan bozanaydı zaten; zavallı sâbim ve de safım benim…
Kulunçlarıma yapıştırılan tekme dışında yukarıda yazılanların tümüyle gerçek ve doğru olduğunu itiraf etmek zorundayım; saygılarımla efendim…
- Tamam, dedim doktora. Başa dönmeyelim o zaman… Siz hastalığımın ne olduğunu paşa paşa söyleyin; tabii benim anlayabileceğim bir dilde… Ben de zırvalayıp durmaktan vazgeçeyim.
Doktorun yüzündeki tüm ifadeleri seçebiliyordum. Hatta taşları ayıklanıp pilav yapılacak kıvama bile gelmiş sayılırlardı. Ama gelin görün ki, vakit Türkiye’nin gayri safi milli hâsılası kadardı… ve ben gayri kelimesinin “gayet”e, safi kelimesinin de “saf”a tekabül ettiğini daha yeni fark ediyordum. Yani saf olan %99’luk kesime.
- Hele şükür, dedi doktor; nihâyet anlayabildiniz. Ayma tünelinden geçenler kervanına hoş geldiniz, kutlarım sizi… Ama keşke bunu çok daha önce dank etseydi, sizi zenginden alıp zengine verme hastalığına “eti senin, kemiği benim misali” kendi el câzıyla peşkeş çeken bünye-i beşeriniz ve o el kuklasını yöneten beyniniz.
- Bi’dakika, bi’dakika! Orda dur bakalım, dedim. Ne yani; şimdi ben bunca yıldır zenginden alıp yine zengine mi veriyormuşum! Ve bunun farkında bile değilim öyle mi! İyi de nasıl… Nasıl fark etmem böyle bi’şeyi?!
- Fark etmediniz, çünkü uyuyordunuz…
- Uyuyor muydum?! Ne… nasıl yani?! Ziyadesiyle saçmalıyorsunuz bence. Hem de fe…
- Söylediklerimden hiçbir şey anlamıyorsunuz, değil mi?... Şu anda da bir uyurgezersiniz . Ve ne yazık ki tüm hayatınız böyle geçmiş… Günün birinde ola ki uyandınız, şu konuştuklarımızın hiçbirini hatırlamayacaksınız nasılsa… Ve asıl saçma olan; benim hala çenemi yoruyor olmam.
- Siz doktorsunuz ve bu da görevlerinizden biri; koşulsuz zırvalamak…
- Haklısınız. Size bir tavsiyem olacak o yüzden de… Küçük zenginlerden alıp büyük zenginlere vermeye bir son verin artık. Küçük kan emicilerle beslemeyin büyük kan emicileri. Ülkemizin refahı ve geleceği, aydınlık yarınları sizin elinizde… Ortak üretim, eşit paylaşım ve kardeşliktir bizim kurtuluşummmmmmmmmmmmzzzzzzuzuzuzuzuzuzuuzuzuzuuzzuzuzuzuuuzzzzzzzzzzmmmzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz….
Al işte yine cozurdadı, PİÇ!!! Ulan, bu kaçıncı Marksist prototip arızası be! Şimdiye kadar 6,5 milyara yakın Saylon bozması ve kırması yaptık ve hepsi de fabrika hatası çıktı, iyi mi!.. Kaptan Kirk; yeni rotamızı söyleyin lütfen. Bir de bana ılık süt getirin gelirken; zira uyutmuyor bu pezevenk fezanın geceleri!
24 Temmuz 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
shh, zenne zenne;
Gel götümü elle .
Yorum Gönder