- 83 yaşında bi’ arkadaşım var... Hep yalnızlıktan dem vurur... ama ne zaman ziyaretine gitsem yanında mutlaka birileri olur... altı tane çocuğu ve 19 tane torunu var... Konuyla ilgisi yok ama altı'yı niye rakamla yazmadım, bilmiyorum...
• J»»J?G*J-DJJj_b-J'üB-jBjB.nBjBjBaJr_LUJüJ_UJJ
jrDj. j. j. jj
JpCJ^ bJbjqbj^dJJJdJbJJT? rrnr ■
Kadının yaptığı iş mi şimdi? Yarın olduğunda hiçbir şey hatırlamayacak nasılsa... E o zaman neden böyle davranıyor Atıf amca. Atıf amcanın neden Öyle davrandığını bilemem ama, Atıf amca hakkında bilmek istediklerini rahatlıkla anlatabilirim sana. E hadi anlat o zaman… Pekâlâ, başlıyoruz o zaman:
Ülkenin birinde psikopat bi domuz yaşarmış. O psikopat domuzun, Goneril, Regan ve Cordelia adında güzeller güzeli üç tane domuzcuğu varmış. O domuzcuklar birbirleriyle o kadar iyi anlaşırmışlar ki, yedikleri ve yedirdikleri ayrı gitmezmiş.
Günün birinde kara bir şimşek bu üç domuzcuğun tepesinde çakacak olmuş… İşte tam o sırada - esnada - olanlar olmuş; domuzcuklardan iki tanesini kötülük tohumları, bi’ tanesini de saflık ve salaklık tohumları kaplamış. Cordelia (hani şu salak ve saf olanı) payına düşen bokları Goneril ve Regan’a (hani şu kötü olanları) cömertçe dağıtmış. Bunun üzerine, Cordelia, tıpkı boksuz kalan diğer domuzcuklar gibi, domuzcukluktan çıkmaya başlamış, gel zaman git zaman, babaları olucek psikopat domuz "kim benim götümü ne kadar seviyo" gibi bi’yarışma düzenlemiş kendi aralarında… Yarışma galipleri Goneril ve Regan’a ülkenin en güzide bokları düşerken, yarışma üçüncüsü salak Cordelia’ya da bok yemek düşmüş. Bok yiye yiye şişmeye başlayan domuzcuk ve de biricik kızımız, babasına hiç çekinmeden "ulan göt seni asıl seven menem, onlar senin paranı seviyile" şeklinde çeşitli ve de muhtelif ve hatta mutedil dil ve aksanlarda, hatta ve hatta lehçe ve diyeleklede bi takım bişile diyecek olmuş; ama baba bu, ata bu, ata barı bu, şişede durduğu gibi durmaz bu, kuru bu , ıslak bu, kafa iyi bu. Bu ne bu gibi açıklama beklemiş, ama nâfile… Asıl açıklama, Goneril ve Regan'ın müstakbel, müstakil, goccelerinden ve metres Edmund piçinden gelmiş. Edmund, sarımsak sapıyla kendi sapını ayıramayan bi andaval olduğundan ve de cinsel hayatının finişini Kayserili teyzesi Piçzürbiye’nin yaptığı muhteşem mantıda tükettiğinden, Goneril ve Regan’ı her düdükleyişinde, ülkenin sarımsak stokları bir bir tükenir olmuş. Büyük Britanya Avusturya Macaristan Devleti adında başka bi’ devletin ülkesi bu duruma çok sinirlenir olmuş. İşte diğerini takip eden ikinci gel zaman git zaman vakti zamanında, bu küstah ülkeyi uyarmak ve / veya ya da ve / ya da ve / yahutta kafayı yemişler kararsızlıktan… Diğer ülkeye gönderilen konsolos çıkartması ateşe, yanlış kişiyi ateşe verdiğinden, hemen oracıkta başı, ay başım aybaşım aybaşım şeklinde heder edilmiş. Nice pedler, nice kaputlar istemiş; bastırılmış da doğurgan yaranın üzerine, ııı... fayda etmemiş, karnın yavaş yavaş şişmesine mukabil, osurarak rahatlayamayan ateşe, karnını doktora götürdüğünde acı gerçeği öğrenmesi, salisenin bir kaç senede biri gibi bir zamanı ya almış, ya da alacak gibi yapmış.
Bütün bu gerçekleri öğrendiğinde, deliye dönen psikopat domuzumuz, bütün bu gerçeklerin olmadığı bir dünya hayal etmeye başlamış, ve tek başına atmış kendini kırlara… Gece dememiş, gündüz dememiş... Peki ne demiş? Bilmiyorum; yürümüş de yürümüş… Dağlık bölgeye ulaştığında, klasik Che kılığında üç poster ve süpürge kılığında üç cadı çıkmış karşısına, önüne ve de olabilecek bütün alternatiflerine. Ona güzel haberleri muştulayan, müjdeleri müjdeleyen, yine cadılar olmuş; "Yakın bi’gelecekte ülkenin kralı sen oluceksin, ancak senin soyundan olan hiçkimse, başka soylardan olan başka hiçkimsenin yağmurun bile böyle küçük aman tanrım organın küçüklüğüne bak, ne şirin şeysin sen öyle... Öyle ya da böyle kral olmak istiyorsan, kralı karın olacak domuza öldürtürsün, uykunun da içine edersin böylelikle, ondan sonra da yok Maklet uykuyu öldürdü, yok Maklett geceye geydirdi şeklinde salak salak dolanırsın ortada. Senin yüzünden kaç zamandır gözümüze uyku girmedi sevgili kralım?
Şaşkaloz bakışlarını körlüğün bile gizleyemedeiği yüce kral, şöyle bir karşılık vermiş güzeller güzeli bu üçüze: “Bu bir soru mu yoksa yakarı Krusova mı? Ben zaten kral değil miyem? Kendi kendimi niye öldüreyem?
Psikopat domuzun gördüğü bu rüya fazla uzun sürmemiş, uyandığında kendisini terkedilmiş küçük bir kulübede bulan psikopat domuz, domuzu betimleyen psikopat kelimesinden kurtulabilmek için sıfat tanrısını kıble tayin edip, 6 rekat teyemmüm kaza namazı ifşa eylemiş. İşte İspanyol topraklarının Müslümanlardan araklanıp Vatikan in eline geçmesi (Endülüs Emevi vakvası) tam bu tarihe rastlar ki, bunu bilenler bilir zaten.
Kulübede küçük ancak zehirli mi (pardon bu soru mu, yoksa... başlatma soruna dinle işte) zehirli ancak ve ancak küçük bir yılan tarafından sokulduktan hemen sonra, götünün yumuşak taraflarını tutarak ve de buldum buldum, yerçekimini mi (e bu sorummmm.. kapa çeneni) buldum şeklinde saraya doğru ööle koşmaya start eylemiş; durdurabilene aşk olsun. Âşık da olmuş zaten. Hem de öz ve öz kızı Cordelia’ya. Gel bakiim sen şööle, ne güzel şeymişsin sen öyle. Goneril ve Regan’ı tırtıklamaktan, seni nasıl da ihmal etmişim? Yanıt veriyoruz: çooooook. Tamam tamam, yemin ediyorum, bundan böüle mutluluktan yana alırız payımızı...
Evet kahramanımız psikopat domuzcuk, olaydan altı gün sonra kendisine süper bir mutluluk çubuğu taktırdı. Şimdi Arizona’da gözlerden ırak bir çiftlik evinde kızı Cordelia ve oğlu Piç Edmund’la birlikte mutlu bi’ hayat şediyo..
Goneril ve Regan, kocalarınınkini fazla sürtünmeden yakmalarının hemen ardından kendilerine ayrılan bölmede fil ve at yetiştirmeye başladılar, hadi onlar da mutlu olsunlar..
Piç Edmund, adı üstünde piçlerin ve viç lerin bolca tüketildiği Yugoslavya’ya yerleşti. Boşnak Savaşı bitene dek de orada kaldı. Boşa Boşnaklanma, Boşnak değilsin karam aman aman…Lear’la boşandıktan sonra ne yaptığı bilinmiyor, sanırım
kayıplara karıştı; karışmayın laaayn!
Cordelia’ya gelince, bütün domuzcuklar gibi ha bire doğurup duruyo... geçenlerde bi açıklama yaptı; "memelerimdeki son ishal boklar tükenene dek doğurmaya devam ediceem". Başarılar şirin şey...
Aaa, Maklett’i unuttuk! Kuşu bi’ türlü ötmediğinden, ülkedeki bütün kuşları sapanla vurmaya kalktı. Vurduğu kuşların lezzeti bugün dilden dile dolaşmaktadır; oral şey seni....
Karısı Ledimaklett ise, seks hayatını düzene sokabilmek için bugünlerde oldukça erken yatıyo. Erken kalkan, şeyini kalkar gibi...
Şekispir... hasssiktir!
bilyazanı keen caaav
3 Haziran 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder