EVET EVET KESİNLİKLE, NİSPETEN DENİZ, NİSPETEN GÖRDÜN, NİSPETEN OSURUK VE NİSPETEN HEYHAAT
Öyle herkesle ilişkiye giremem. Bir eşekle evlenemem mesela. Kırsal kesim abazanı beni...
Sürekli sağa yatan bir sevgilim var. Daha çok da yürürken. Yoksa gece yatarken sağa yatırıyor, soldan tırtıklıyorum, o ayrı. Melehat başka bir ayrı. Melehat kim diyeceksin. De, umurumda değil. Melehat, Melahat'in meleyen hali; ne önemi var ki?! Diyelim ki bir süt fabrikası, bir idol ve kirli donlarını, önündeki kıllara asan bir zavallı. Deniz'le çıktığını duydum. Ne bulurlar öyle erkeklerde bilmem. Mesela ben deniz, Deniz'in götünde sondaj yapsam, hiçbir boka rastlayamam. Rastlamam da.
Şükür yaratana ki, şimdiye kadar birçok kızda birçok şeye rastladım. Rastlarım da, o da ayrı. "Göte bak..." dediğim kızlar şimdi devlet üretme çitliklerinde nice götler yetiştiriyorlar ki, açıkta kalan götler buna çok alınıyor. Şimdi ben sana kalkıp, yerinden kalkıp, Vakfın en büyük götüne bak desem, gidip karış karış Aysel Gürel’e mi bakacaksın?.. Laf işte.
Bu bir soru değil ama, dün hiç osurdun mu? Beynimin tıpkı yazdıklarımda olduğu gibi çağrışımsal çalıştığını düşünüyorsun şu anda. Yoksa niye götten osuruğa, oradan araba lastiklerine geçeyim. Bu arada ben denedim, araba lastikleri osurukla şişince Aysel’in iğrenç göbeği gibi oluyor. Anlayacağın, bi’ çeşit ayaklı bomba. Yanıcı ve yakıcı bir maddeyle temas ettiğinde, pıtır pıtır patlıyor. Deniz'i düşün; o muhteşem fiziğiyle şimdiye kadar ne canlar yakmıştır (yanıt veriyoruz; çooook). Allah muhafaza, o göbek, o fizikle temas etse, bıcır bıcır ne güzellikler çıkacak ortaya. Ortaya salata söyledim, şimdiden osurmaya başla gibi. Bunu en son söylediğim sevgilim, bana şu karşılığı verdi: "Salataya kadar osuruğumu tutabilirim, aşkımı asla. Ne demek lan bu?! Salak mı bu karı?! Aşkı kim ne yapsın; Aysel varken, osuruk varken ve en güzeli de Deniz varken. Ayyy, canım benim, boxer mı giyiyor, slip mi geçiriyor, yoksa babaannesinin kirli donlarını burundan mı alyor, bakmak nasip olmadı bir türlü. Hele o muhteşem bacak kıllarına dokunmak, hiç... Siz kızlar, çılgın bakireler, arkadan önden takviyeler (Kızlar hakkındaki anarşizan ve kışkırtıcı kondurmalar ve sundurmalar, bu naçizane örgüt bâki kaldığı sürece ilelebet payidar da kalabilecektir pekâlâ… İmza: Fakirden Alıp Deniz'e Veren ve Herkese Veren Verene Militarist Anarşist Gomanist Pisişik Nevrotik Bacıların En Mahrem Yerlerini Koruma Derneği... Eylemlerimiz sürecek, kızlar en ücra köşelerde götürülecektir) ne kadar şanslısınız.
Yaradılışımın ilk demlerimde kızlarla sürtünerek anlaşıyor, etrafa saçılan kıvılcımlara öyle pek aldırış etmiyordum. Sonra işler kontrolümden çıkmaya başladı. Ne olduğunu bir türlü anlayamadım. Bir şeyler bir şeylere kaynak mı yapıyodu, yoksa en nadide parçalarımı devletin üst kademelerine yerleştirmeye mi çalışıyodum, bir türlü anlam veremedim. Tabii yakinimdir edasıyla…
Erkek soyu, oymayı kendine görev edinmiş. Durmadan oyuyor... Durmadan oyuyor. Duracağı da yok. ÇILDIRMIŞ GİBİLER. Yazdan beri sevişenleri düşünsenize; terden sırılsıklamlar ve geleceğe dair hiçbir umutları yok. Eriyip asfalta karışacak hepsi de. Ah kadınlar... Vah kadınlaaar... Kadınsız bir hayat, yan gel yat. Sapsız bir Deniz, ipsiz bir kuyu (gibi karadı dünyam), krikosuz bir Aysel gibi... Dün karşıma çıkan ilk krikoya "erken kalkan, kaldırsın" dedim. Ama gelin görün ki, tedavülden kaldırıldı kaldırılcak gibi duruyor nedense tüm kadınlar. Deniz'e söylesem yapar mı acaba. Neyse, boş verin.
"Kadın, karşılıksız çek gibidir, çekilmez" diyen bütün enteller, bugün mastürbilasyon dışında hiç bişey çekemiyorlar. Arasıra da cigara. Onu da ağızlarına yüzlerine bulaştırıyorlar. Etraf sperm denizine dönüşmüş durumda ve dumandan geçilmiyor. Smoke on The Water hesaaaaabı.
Osur güzelim osur...
Aşkımız koksun.
Koksun ki, biz pirinçleri ayıklarken kokuyu misafir eden burunlar en güzide sümük libidolarını etrafa damlatmasınlar ve olur olmaz burun yeni yetmeleri çıkmasın ortaya. Ortaya yine salata söyledim, ama bu sefer yemeyecek diye Deniz'den çok korkuyorum. Aysel’i boşverin, o salata yemese de olur. Gelişimini fazlasıyla tamamlamış su aygırı onu.
Yazı bittikten sonra tuvalete gireceğim ve aletimi klozetin en ücra köşelerine yerleştireceğim...
Tuvaletten şimdi çıktım. Sanırım aletim en kötü emellerine beni alet etti. Bırakın yerleştirmeyi, herif resmen bana yerleştirdi. Tanrım hala kasıklarım ağrıyo. Deniiiiiz!.. Deniz... Kaç kurtar kendini. Dayanamıyom valla. Oyalı boxer'ına götüyle gülen penis detektörü seni... Bak gördün mü, artık benim de dedektörleri kaile almayan bir penisim var. Kaçsana laaaaaaaaaan! Durduramıyorum kendimi.
Bu yazı Vakıf’ta muhtelif kişilere herhangi bir zaman diliminde gönderilecek, ve onların henüz tırtıklanmış en körpe, en masum, en bi’ en maniviyatları rencide edilecektir. Ay benci deeeeeeeeeee........ (ÜstEngels??????)
10 Haziran 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder