ÖLÜ DOĞUM
Sen tam 17 kilo 300 gram doğdun yavrum. Senin yüzünden önüm tamamen kullanılamaz hale geldi.
Doktor senden için, “İçeride ne bulduysa yemiş” dedi. Buna iç organlarım da dâhil. Tabii başta rahmim olmak üzere. Doktor bu konuda inatlaştı uzun bir süre benle. Bana sürekli, “Sen onları bir yerde unutmuş ya da düşürmüşsündür” dedi. Organ lan bu! Nereye düşüreceğim; helaya mı! Ya da nerede unutacağım; lades partisinde mi! Eğer öyleyse, onları benden araklayanlar lades için bana her uzattıklarında “Aklımda” demiş olmalıyım. Ama tuhaf ki hiç hatırlamıyorum.
Doktor benle inatlaştıkça ben de onla inatlaştım tabii. Ona, “Hamile kalmadan önce organlarımın hepsinin de yerli yerinde olduğunu” söyledim, ama dinletemedim:
- Ne yani; o nâçizaneleri bu piç mi yedi şimdi?! Bu insan domdomu mu yedi kemirdi… ve de semirdi hepsini de?! Ama bu çok saçma!..
- Öyle görünüyor, dedim. Baksana şuna; apaçık yemiş işte! Hâlâ da yiyor. Bakın, şimdi de parmağımı yedi. Aç bu doktor. Sevmek için parmağınızı dudağınıza götürüp “Agu magu” falan da demeye gelmiyor buna. Bir parmağın yerine yenisinin gelmesi için kaç jeolojik zaman gerekiyor; farkında mı acaba?! Piç işte! Göte bak ya! Gözümüzün önünde yaladı yuttu parmağı; helal olsun!
Bütün bunlara şaşmamak gerek tabii… Dedesi bile ismini koymak için onu kucağına aldığında, dâhâ Fatiha’nın yarısına gelmeden bel fıtığı olmak zorunda kaldı. Hürmetle anarım kendisini. İstesin, anırırım bile; yeter ki istesin…
Dolapta çocuk maması ve bezi var doktor bey. Dilerseniz mamayı beze sarıp tost yapabilirim size. Cidden!.. Ya da bezi mamayla ıslatıp ıslama yapayım size. Ha yapayım mı; ister misiniz böyle bir şey? Koskoca doktorsunuz; isteyin yeter… dilerseniz sağ işaret parmağınızı götünüze sokup bir dilek tutun. Bu, bizim parolamız olsun… Hatta bu bizim şarkımız olsun. Sokun ki, ben bir şey istediğinizi, en olmadı dilediğinizi anlayayım.
Yarın yemeğe eniştem ve ahâlisi gelecek doktor amcası bey. Umarım yemekleri götürürken arada bu piçe de dadanırlar. Düşünsene cicim doktor, civanım Lecter; bir sürü açıp kapanan dudak ve ona ayak uyduran aşağılık çeneler… Ha, yerler mi dersiniz piçi, aman petrol?!. Petrol de nerden çıktı! Bunlar hep sizin başınızın altından çıkıyor doktor… Validenizin ayağının altı cıngıllı daşlı gala doktor… Yalayın onları 2’ye on kala doktor; Cennet ayağınıza gelsin. Çöpü uzatır mısınız doktor? Piçi boşaltacağım…Boşalan yerlere orgazmları yerleştirsek mi, ha ne dersiniz doktor?.. Tabii yakinimdir edasıyla.
Sen zamanın tüm evrelerinde ölü doğan bir fikrin ürünüsün yavrum. Ve bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder