TEDİRGİN / T / ben / sanat / sana
Bir yandan sevişiyor, diğer yandan da gusl / boy don’t cray abdesti alıyordum… Ağız tadıyla karda yürümeyenlerdendim kısaca… ya da uzunca. Kendim silemeyecek kadar elden ayaktan düşmüştüm ve izleri silsin diye tuttuğum hizmetçilerin haddi hesabı yoktu.
Osurdum… Ama ağız tadıyla koklayamadım bile.
Kırlangıçlar havalarda uçuşuyor, uçuşamayanlar aynı bankanın farklı mevduat hesabına aynı kişi tarafından farklı kimliklerle yatırılıyor, şizofren banka memurlarına taş çıkartıyordum. Pardon, özne ben değildim.
Sevgilimin vajinal derinliği, göbek kordonundan anüsüne kadar –yatay mı, dikey mi? Ha siktir! Çelişkenini de hesaba katarsak- iki salkım büyüklüğünde ve ancak ve ancak bazı sonbahar mevsimlerinde, o da hasat iyiyse ölçülebiliyordu. Kapıyı çalmadan ona her girdiğimde, ördüğü ibrişimleri muşambaya bırakıyor, cibilliyetsiz bir sekse yelken açmak için pencerenin kapalı tarafından aşağı atlıyordum (zamana geydiren özne çelişkisi). Olayın zemin katta vuku bulması, onun / benim yeteri kadar yere düşmesini engelliyordu. Avını sabırsızlıkla bekleyen yerçekimiyse, her seferinde “sikicem bi tarafınızı!” kâbilinden hayal kırıklıkları yaşıyordu.
Yine tedirgindim. Yinee… yine…
“Çok rica etsem, boş bi tarafınıza girebilir miyim bi zahmet?” dedim ürkekçe. Saat 17.31’i 31 defa göstermiş, çok az bi ıskalama dışında, ait olmadığı her duvara benim resmimi çizmişti… Doğaçlama çalışan ressamların götü boklu donlarından çok daha iğrençti akıntılar. Ne de olsa, portresi yapılan bendim. Götü de, boku da dona kakalayan olay mahalli belirleyicisiyle sıkı fıkı ve hatta fiki fiki olan ben…
Neden birlikte olamıyor bazı insanlar?.. “Mesela bir kadınla, çok değil, yine bir erkek” diye solungaçlarını iki yana büken akvaryum yerleşgeni. Oda çok büyük olduğundan, sesi akvaryum dışına çıkamamış, atmosfer koklamalı akvaryum, bir çeşit “yaklaşanı deşerim” çığırtkanlığı yapmıştı meteor spermlerine.
Sonuç;
Fransızlar isim sonlarındaki “t”leri okumuyorlar. O zaman da estetik gustetik kalmıyor. Yani “tuvalete sıçtım “diyeceklerine, “tuvale resim sıçtım” diyolar. Kokuyu bastırsın diye de parfüm kullanıyorlar... Öküz oğlu öküzler!.. Bİ’DAKKA Bİ’DAKKA! T sonda değil ki! Olsun, önemli değil… Amına kodumun Moneti, Geneti… Mına kodumun sanatı! Pardon, amına kodumun sanaı; Fransız hesaaaaaaaaabı…
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder