26 Mayıs 2008 Pazartesi

SANSÜR O İN MİLANO

İ.Ö. 685’te Lidyalılar kredi kartını buldular, ama pos makinesini bir türlü icat edemediklerinden kullanamadılar salaklar…

Şimdi çok daha önceki devirlere gidip biraz ticaretten bahsedelim… Ortalıkta daha para olmadığı için, alınıp verilen her şeyde bir takas söz konusu. Diyelim ki dükkânın birine girip tunçtan bir kömür sobası alacaksınız (hani Cilalı İbo Tunç Devrinde, soba tunçtan olmaz da neden olur hesabı), ve fiyatı da 3 eşek, 25 kuzu; hani kuzu, eşeğin küçük para birimi hesabı… Cüzdanınızdan, cüzdan yoksa cebinizden dört eşek çıkartıp uzatıyorsunuz dükkân sahibine. Herif de size takas üstü olarak, kasadan 75 kuzu çıkartıp veriyor. Şayet eşek ve kuzular cüzdanda değil de, cebinizde duruyorsa yıpranmış oluyorlar haliyle. Kenarları yırtık pırtık ya da orası burası bantlanmış bir şekilde seğirtip duruyorlar. Bantlı kısımları kuzu v eşeklerin cinsel organlarına tekabül ettiyse, bunun sansürden öyle olduğunu sanan salaklar, “Aa ne güzel! Sansürü de bulduk; hadi gidip tescilletelim, sonra da İ.Örütük’ü kuralım” gibi saçma sapan sözler sarfediyolar…Töbe töbe! Haşa da haşa!...

Hiç yorum yok: